Görsel İcraatlar
Yazılı İcraatlar
Dünya Hali
Foto Moto
İzlenesi Filmler
gul@gulakman.com
Girişe Gider

BUNLARIN HEPSİ AYNI, İSİMLERİ BAŞKA

Sakın dövünme kendi kendine.
Kurcalama hafızanı, "Acaba nerede yanlış yaptım?" diye. "Kusurum, hatam, eksiğim,gediğim neymiş?" diye, dalma ince hesaplara.
Çünkü bunların hepsi aynı, isimleri başka.
Birileri bu adam müsvettelerine dağıtmış bir bildiri. Aynı tornada yontmuşlar sanki her birini. Ne bir gıdım fazlalar, ne de eksik diğerlerinden.
Tek tip, tek modeller. Bunların hepsi sahte okey.
Kumaş bu, ederi belli, mal ortada.
Başkalarının ucuza kapattığı "sözüm ona efendiler" için tüm mal varlığını ortaya koyma. Kendine fazladan masraf çıkartma.
Yaldızlı kağıtlara sarmalamışlar kendilerini. Biri yanaşınca, gösterişli kutuları açılıp da kırpık gazete kağıtları etrafa saçılacak diye, kopuyor ödleri. İlk öğretileri, koruyup kollamak taştan yüreklerini.
Ne kadar da derinler dışardan bakınca değil mi? Derya, deniz umman. Yalan. Çocuk havuzu kadar sığ her biri. Ama atıp tutmaya gelince iş, mangalda kül bırakmaz hiçbiri. Erkekliğin kitabını yeniden yazarlar. Delikanlılık, eşittir işareti koy, karşılığında onlar. Aksiyon ve mafya dizilerinden ibaret erkeklikleri.

Bu gerçeğe toslamak ne kadar da acı değil mi? Bize, bizim babalarımız gibi adamlar düşmeyecek.
Geçti onların devirleri.
Karşımızda analarına saygısı olmayan zamane zibidileri. Hepsinin de var hayattan nefret etmek için bahaneleri.
Yüzyılın senaryosu bu: Sahte okeylerin sığındıkları acınaklı öyküleri. Gerçek acılara bile yok hürmetleri. Gerçek kederleri, dost meclislerinde meze yapmak tek işleri.
İşte bu yüzden keşke ama keşke hata sende-bende olaydı.
O zaman işimiz çok kolaydı. Değiştirirdik parçaları, yontardık sağımızı solumuzu. Üzüp incitme körpe yüreğini. Anlatamazsın O'na da yandaşlarına da her bedende kaşar yetişmediğini.
Yüreğinin her hücresine ayrı ayrı işkence odaları kursan, olmaz haberi. O, acıkmasa da, uğraşmasa da seninle sen kanatırsın kendi kendini, o yorulmasın diye.
O bakarken gözünün içine içine, sen, saplanıp kalan her kirpiğini söküp atarsın teninden.

Çok kolay sanır tam da inanmışken silmen. Çok basittir konuşmayıp susmayı seçmek, bunca anlatılmamış şey varken.
Ne mi zanneder sevdayı ? "Çocuk oyuncağı..."
Ezberlemiş canı isterse öyle, istemezse böyle davranmayı.
Takvim yapraklarının biteceği günü unutmuş yıllar önce. Zamanı har vurup harman savurmayı marifet sanıyor. Hiç bitmeyecek gibi yaşıyor hayatını.
Bırak, ses etme, elleme. Aman dikmesinler bayrak, küçük adacığının üzerine.
Özgürlük diye haykırsın aynadaki yalnız haline ağlarken. Bırak çalma hiç kapısını. Uzatma ellerini silmek için gözyaşlarını.
Bırak bağımsızlık naraları atsın senin uzağında. Prangalarla bağlandığı dipsiz kuyulardan çekip çıkarmak için atma kendini karanlıklara.
Başka cumhuriyetlere çekinmeden çeksin bayrağını, flamasını.
Ama bundan böyle dalgalanmak için senin krallığında tek direk bulamasın kendine.
Bunu da yaz bir yerlere...


6 EYLÜL PERŞEMBE 2007

Tanrım bana Hollywood aşkı ver
Ne yani susmak mı gerekiyor aşık olunca ?
Devrem, gönül rütbe dinlemez.
Bence kal, biraz daha kal
Küçükken hayat daha bir kolay
Harfler ve Cuma
Her aşk mutlu başlar sonrası efkar
Bakalım ölecek miyim ?
70'e bağlayalım olmaz mı ?
Annem, mutfak camına çıksa da ...
Hanginiz kurtsunuz acaba ?
Hafızam niye senden yana ?
Adını İstanbul koydum...
Özgürüm, en az senin kadar
Bunun için adamı hapse atmıyorlar
Kart kalıyor hıyarlar ya da eriyip gidiyor acurlar
Bunların hepsi aynı, isimleri başka
Kendi romantik komedinizi...
Anam babam
Biz: aşkın yüz karaları...
Fotoğraflarımı gönderir misiniz ?
İçindekileri kusmak ya da sadece konuşmak
Gideceksen hemen git
En büyük aşkım ya da en derin sızım
Aynadaki yüzüm
Savaşma benimle, yenemiyorsun işte
Kavgalara alışmak ya da...
Adalet aşkın temeli
Her aşka bir kullanma kılavuzu şart
Nasıl ?
Baş harfi sen
Var mısın, yok musun ?
Bırakın filmleri, en iyi senaryo annenizinki
Söz seyircinin
Beklemek iyidir...
Emanetimi geri aldım
Herkes kendi siperine
Ben gidiyorum, kalanlar sana emanet