Görsel İcraatlar
Yazılı İcraatlar
Dünya Hali
Foto Moto
İzlenesi Filmler
gul@gulakman.com
Girişe Gider

EMANETİMİ GERİ ALDIM

Kapı kapı dolaştım yine. Elimde yüreğimle.
Bir hastaneden öbürüne koştum gecenin bir vaktinde.
Cam bir kavanozun içinde çırpınıp duruyordu garibim.
Bakakaldı da gözümün içine, bakamadım yüzüne.

Tıp çaresizmiş, öyle dedi doktorlar.
Kalp masajına bile gerek duymadılar.
Yalandan bir yara bandı yapıştırıp üzerine, yolladılar eve.
Hıçkıra hıçkıra ağlayalım diye.

Yolda tek söz edemedim yaralı yüreğime.
Ne diyecektim hem?
Nasıl savunacaktım kendimi?
Bana inanmaktan başka bir suçu yoktu ki. Nasıl avutacak, nasıl yeniden sevebilmesi için yüreklendirecektim kendisini?

Sakınan göze de yüreğe de hep çöp mü batardı?
Cesaret miydi yaptıklarım, gözü karalık mı?
Kader böyleymiş desem inanacak mıydı?
Kader miydi sahi, yoksa büsbütün aptallık mı?

Başım önde yürüdüm öylece.
Saatlerce, sessizce.
Aklımda binbir bilmece, sandım ki bulurum yanıtları köşeyi dönünce. 

En sonunda toplayıp sesimi, nefesimi; "Hiçbir şeyi değiştiremem belki ama intikamını alabilirim" dedim.
„ Koşa koşa gider kapısına Allah ne verdiyse sayar dökerim dilimin döndüğünce. Sar yaramı derim. Arabasının farlarını kırar, evinin camlarını aşağı indiririm. Adam tutar dövdürürüm veyahut. Olmadı ben döverim.
Kapıyı açar açmaz bir tuğla indiririm kafasına. Kendi kanında boğulmasını beklerim.

Demez olaydım. Dilim kopaydı da söylemeyeydim. Böyle zamanlarda susmayı öğreneydim.  

"Daha fazla yaralanıp, daha çabuk ölmemi istiyorsan, durma, koş " dedi acı bir tebessümle.
"Aman kalmasın yerde kanım. Sen anlat, o anlasın da, hemen iyileşsin kolum kanadım."

Kaç saat, kaç çırpınış, kaç damla yaş etti sayamadım ama salya sümük böğürdüm geceden sabaha.
Düşündüm de, bu tablonun eli kanlı ressamı bendim aslında.

Yıllardır pamuklara sarıp herkesten, her sözden koruyup kolladığım yüreğimi ben sana emanet ettim.
Her darbede tekrar tekrar yarasını beresini temizledim.
„herşey  çok güzel olacak, bekle ver gör” dedim yıllarca sabretmeyi denedim.
Birgün düzelirdi herşey. Aşk çaba isterdi hem. Gözyaşı dökmeden mutluluk olmazdı.
Büyük aşkların senaryosu böyle sandım. Biterse şimdi, biz de kalmayız sandım.
Daha çekilecek çilem varmış hesaba katmadığım.
Nasıl bir körlüğe bulanmıştım?

Nasıl inandım ben sana?
Neyime güvendim de hayatımı koydum altın bir tepsinin ortasına , sundum avuçlarına?

En büyük düşmanım olabileceğini nasıl düşünmedim hiç? Yüreğimi kapı eşiğinde bekletip, tavan arasına göndereceğin niye gelmedi aklıma? Korunmasız- savunmasız kalbim de  ben de nasıl göremedik akıbetimizi?

Soruların hiçbiri cevap bulmayacak.
Bu sorular benimle yaşlanacak.
Bildiğim, emanetimi geri aldım bu gece. Ve çağın son salağı ilan edildim bu koca kente.
Sayende.

8 ARALIK CUMARTESİ 2007

Tanrım bana Hollywood aşkı ver
Ne yani susmak mı gerekiyor aşık olunca ?
Devrem, gönül rütbe dinlemez.
Bence kal, biraz daha kal
Küçükken hayat daha bir kolay
Harfler ve Cuma
Her aşk mutlu başlar sonrası efkar
Bakalım ölecek miyim ?
70'e bağlayalım olmaz mı ?
Annem, mutfak camına çıksa da ...
Hanginiz kurtsunuz acaba ?
Hafızam niye senden yana ?
Adını İstanbul koydum...
Özgürüm, en az senin kadar
Bunun için adamı hapse atmıyorlar
Kart kalıyor hıyarlar ya da eriyip gidiyor acurlar
Bunların hepsi aynı, isimleri başka
Kendi romantik komedinizi...
Anam babam
Biz: aşkın yüz karaları...
Fotoğraflarımı gönderir misiniz ?
İçindekileri kusmak ya da sadece konuşmak
Gideceksen hemen git
En büyük aşkım ya da en derin sızım
Aynadaki yüzüm
Savaşma benimle, yenemiyorsun işte
Kavgalara alışmak ya da...
Adalet aşkın temeli
Her aşka bir kullanma kılavuzu şart
Nasıl ?
Baş harfi sen
Var mısın, yok musun ?
Bırakın filmleri, en iyi senaryo annenizinki
Söz seyircinin
Beklemek iyidir...
Emanetimi geri aldım
Herkes kendi siperine
Ben gidiyorum, kalanlar sana emanet